İdiyopatik granülomatöz mastit, etiyolojisi ve patofizyolojisi tam olarak anlaşılamamış, nadir görülen iyi huylu bir inflamatuar meme hastalığıdır. Bu hastalığın kesin nedeni henüz bilinmemektedir, ancak bağışıklık sisteminin memedeki dokulara karşı anormal bir tepki verdiği düşünülmektedir. Özellikle doğum yapmış genç kadınlarda daha sık görülmektedir.
Klinik olarak, idiyopatik granülomatöz mastit, meme bölgesinde ağrı, sertlik, şişlik, koltuk altında kitle, kızarıklık ve meme derisinde fistül benzeri açıklıklar gibi semptomlarla kendini gösterir. Nadir durumlarda, kol ve bacaklarda cilt altında şişlikler de görülebilir.
Bu hastalığın tanısı, meme ultrasonu, mamografi ve kontrastlı meme MR gibi görüntüleme yöntemleriyle desteklenirken, kesin teşhis için biyopsi gereklidir. Ayırıcı tanıda, diğer meme hastalıkları ve enfeksiyonlar göz önünde bulundurulmalıdır.
Standart tedavi seçenekleri arasında kortikosteroidler gibi bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar, metotreksat ve kortikosteroid kombinasyonları veya cerrahi müdahaleler yer alır. Bununla birlikte, tedavi süreci zorlu olabilir ve hastalık tekrarlayabilir.
Son yıllarda, hirüdoterapi gibi alternatif tedavi yöntemleri ilgi çekmektedir. Hirüdoterapi, tıbbi sülükler kullanılan bir tedavi yöntemdir. Sülüklerin salyasında anti-inflamatuar, analjezik ve kan sulandırıcı gibi 100’ün üzerinde biyolojik etken maddeler bulunur. Bazı çalışmalar, hirüdoterapinin idiyopatik granülomatöz mastit tedavisinde etkili olabileceğini göstermektedir.
HİRÜDOTERAPİ, idiyopatik granülomatöz mastit hastaları için, 9 YIL ÖNCE klinik pratiğime girdi. Yıllar içinde ekip olarak elde ettiğimiz deneyimler ışığında tedavi protokolümüzü geliştirerek başarılı bir şekilde devam ediyoruz.
Semptomların belirdiği anda uygulanan hirüdoterapi, inflamasyonun artmasını önemli derecede önlemektedir. Sülüklerin yerleştirildiği meme bölgesinin seçimi, bu bölgelerin birbiriyle uyumu, tedavinin uygulama süresi ve sıklığı hastalığın inflamasyon durumuna bağlı olarak değişmektedir. Klinik gerileme olduğunda, muayenede palpe edilemeyen rezidü odaklar ultrason rehberliğinde işaretlenir ve tamamen yok olana kadar tedavi devam edilir.
Her bir hastanın tüm tedavi süreci bireysel duruma göre ve kontrolümde belirlenir. Sağlık konusunda her zaman uzmanların rehberliğini takip etmek, sağlıklı bir yaşam için en önemli adımlardan biridir. Sağlık bakanlığı onayı olmayan merdivenaltı yerlerde tedavi olmaya çalışırken sağlığınızdan olabilirsiniz.
Belirtiler
Hastalık çoğunlukla tek memede, sertleşmiş ve genellikle ağrılı bir kitle ile başlar. Kitle zamanla büyüyebilir; üzerindeki ciltte kızarıklık, ısı artışı ve ödem görülebilir. Yakınmalar meme başına yakın bölgede olabileceği gibi, memenin dış kısımlarında da ortaya çıkabilir.
- Kısa sürede büyüyen, bazen ele gelen tek veya birden fazla sert alan
- Cilt çekintisi, meme başında geri çekilme veya deride kalınlaşma
- İltihaplı akıntı veren apse ve cilde açılan yollar
- Aynı taraf koltuk altında hassas, reaktif lenf bezleri
Bazı hastalarda eklem ağrısı veya bacaklarda kırmızı, hassas nodüller gibi cilt dışı belirtiler eşlik edebilir. Yakınmalar dalgalı seyredebilir; iyileşme dönemlerini yeniden alevlenmeler izleyebilir.
Tanı
Görüntüleme bulguları tek başına belirleyici olmadığından, tanı için doku örneğinin patolojik incelemesi esastır. Çoğu zaman ultrason eşliğinde kor (iğne) biyopsi uygulanır. İnceleme sonucunda memenin lobüllerini çevreleyen iltihabi hücre toplulukları, yani granülomlar saptanır.
Aynı görünümü taklit edebilen hastalıkların dışlanması tanının önemli bir parçasıdır:
- Tüberküloz ve mantar gibi özel enfeksiyonlar (özel boyalar ve kültür gerekebilir)
- Sarkoidoz ve damar iltihabıyla seyreden bazı sistemik hastalıklar
- Meme apsesi ve periduktal mastit
- İltihaplı meme kanseri ve diğer kötü huylu tümörler
Gerekli durumlarda ek kan tetkikleri veya romatoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının görüşü istenebilir.
Tedavi
Tedavi planı; hastalığın yaygınlığına, ağrı düzeyine, apse ya da akıntı varlığına ve hastanın tercihlerine göre kişiye özel yapılır. Yukarıda özetlenen seçenekler içinde hangisinin uygun olduğuna muayene ve patoloji sonucu birlikte değerlendirilerek karar verilir.
- Hafif seyreden olgularda yakın izlem ve ağrı kontrolü yeterli olabilir.
- İlaç tedavisi alan hastalarda yan etkiler ve tedaviye yanıt düzenli aralıklarla izlenir.
- Apse oluştuğunda, geniş cerrahi yerine mümkün olduğunca ultrason eşliğinde iğne ile boşaltma tercih edilebilir.
- Cerrahi eksizyon, seçilmiş olgularda düşünülür; yara iyileşmesi ve nüks riski hasta ile birlikte konuşulur.
Bazı çalışmalarda yararlı olabileceği bildirilen hirüdoterapi gibi destekleyici yaklaşımlar da, sayfanın başında anlatıldığı şekilde, hekim kontrolünde bu planın bir parçası olarak ele alınır. Hastalık aylar sürebildiğinden, tam iyileşme sağlanana dek düzenli kontrol önemlidir.
Ameliyat seçenekleri ve cerrahi süreç hakkında ayrıntılı bilgi için Meme Cerrahisi sayfasına göz atabilirsiniz.
Hirudoterapi hakkında ayrıntılı bilgi için Hirudoterapi (Sülük Tedavisi) sayfasına göz atabilirsiniz.
Yaşamın her anında kendini sev ve mutlu ol… çünkü sevgi en iyi iyileştiricidir.



